Travma Sonrası Stres Bozukluğu

Travma, bireyin ruhsal  ve bedensel varlığını sarsan, yaralayan, inciten  olaylar olarak adlandırılmaktadır. Travmatik olayın bireyi hasta etmesinin en önemli nedeni, uyaran fazlalılığı ve bireyin bunlarla  başa çıkmasının imkansız hale gelmesidir. Travmatik olayın ani ve beklenmedik oluşu, olayların kontrol dışında gelişmesi ve kişinin kendisini çaresiz hissedişi, pasiflik, güçsüzlük, yoğun kaygı travmanın nitelikleri arasındadır.

Travmatik etki yaratabilecek durumlar arasında; fiziksel yaralanmalar, hayatı tehdit eden hastalık tanısı alma, kaçırılma, tecavüze uğrama, işkence mağduru olma, deprem ve sel gibi doğal felaketleri sayılabilir. Kişide travmatik etkinin oluşmasında, olayın kendisine yönelik olması kadar ailesi veya arkadaşı olan bir bireyin bu tür olayları yaşadığına tanıklık etmesi de etkilidir. Her bir bireyin bu tarz travmatik deneyimlere verdiği ruhsal tepkiler farklıdır.

TSSB olan kişiler, travmatik olayı hatırlatan yerlerden, kişilerden ve ipuçlarından kaçma isteğindedirler. Travmatik olayı yeniden yaşama ve kaçınma, anksiyete, aşırı irkilme, bilişsel bozukluklar ve farmakolojik anormallikler dahil olmak üzere birçok semptomun varlığı ile TSSB hastaları günlük işlerini yapamaz hale gelirler.

Travma sonrası ruhsal bozukluklara yönelik yapılan çalışmalar, TSSB’nin ortaya çıkan tek ve bağımsız bir tanı olmadığını, sıklıkla başka tanılarla birlikte görüldüğünü göstermektedir. (McFarlane, 1997) TSSB’ye sıklıkla eşlik eden diğer psikiyatrik tanılar depresyon ve anksiyete bozuklukları, alkol ve madde kullanım bozuklukları, antisosyal kişilik bozuklukları, dissosiyatif bozukluklar ve somatizasyon bozukluklarıdır.

Travmatik bir süreç geçirdiyseniz ya da yaşıyorsanız, Size şunu yaparsanız, şöyle sonuçlar elde edersiniz gibi listeler vermemem. Çünkü her birey tek ve özeldir. Aynı olayı yaşayan her bireyin, süreç ve koşulları,yaşam tarzı, geçmişten getirdikleri, kültürü, başetme yöntemleri…vs  birbirinden çok farklı olabilir. Birisi için katlanılması çok zor durum yada koşul bir diğeri için önemlilik listesinde alt sıralarda yer alabilir.

Travmatik yaşam olaylarına maruz kalan bazı bireylerin, bu travmatik yaşam olaylarından sonra pozitif değişimler de yaşadıkları belirlenmiştir. Bu değişim; yaşam değeri algısında yükselme, kişilerarası ilişkilerin daha anlamlı hale gelmesi, bireyin kendilik algısının güçlenmesi, manevi ve varoluşsal değerlerde artış şeklinde kendini göstermektedir. (Tedeschi & Calhoun, 2004) Yaşadıklarınızla ilgili olarak; anılarda sık  tekrarlanma, sık kabuslar görme, uykuya dalmada güçlük çekme, yaşanılan olayın önemli kısımlarını unutma, olayla ilgili her şeye aşırı duyarlılık ve tepki verme, kendini güçsüz hissetme, insanlardan uzaklaşma, yoğun kaygı duyguları gibi belirtiler bir aydan uzun süredir devam ediyorsa profesyonel yardım almanızı öneririm. Bu yazıda ifade edilmeye çalışılanlar kısa tespit ve önerilerdir. Travmatik deneyim ve sonrasında görülen bozulmalar ciddi bir tedavi sürecini gerektirmektedir.

Travmatik olayın ciddiyeti, süresi, travmaya yatkınlık, Travma sonrası stres bozukluğunun gelişiminde son derece önemlidir. Travma süreci uzadıkça  TSSB’nin ortaya çıkma ve kronikleşme potansiyeli de artmaktadır. TSSB’ye müdahalede erken değerlendirme ve çabukluk anahtar faktörlerdir. Bozukluğun erken tanılanması müdahalenin  hızlı bir şekilde yapılmasını sağlayacaktır.

       KAYNAKLAR

1. Amerikan Psikiyatri Birliği. Mental Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı, Dördüncü Baskı, Yeniden gözden geçirilmiş tam metin (DSM-IVTR).(Çev. Ed. E. Köroğlu). Ankara: Hekimler Yayın Birliği;2007.

2. Tedeschı Richard G.- Calhoun Lawrence G. (2004), “Posttraumatic Growth: Conceptual Foundations and Empirical Evidence”, Psychological Inquiry, 15, ss. 1- 18

 

Spread the love
yayınlanan
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir