Çocuklarda Sosyal Becerilerin Gelişiminin Önemi

Sosyal Beceri, bireyin çevresi ile uyumunda ve diğer insanlarla olan ilişkisinde oldukça önemlidir. Kişilerarası olumlu ilişkilerin kurulabilmesi ve sürdürülebilmesi için bireylerin birbirlerine duygu, düşünce ve isteklerini iletebilmeleri gerekmektedir. Bunun için de bireylerin birtakım sosyal becerilere sahip olmaları gerekmektedir. Bebek dünyaya geldiğinde ilk sosyal ilişkisini anne ya da bakıcı konumundaki kişiler ile kurar. Kendisine yabancı olan bu dünyada, yaşamını sürdürebileceği bilgi ve becerileri ilk olarak ebeveyninden öğrenir. Ebeveynlerin çocuklarına karşı sergiledikleri tutum ve davranışlar onların yaşamlarını şekillendirici birinci faktördür.

Sosyal öğrenme teorisinde temel faktör, bireyin başkasını gözlemleyerek kendi davranışını oluşturmasıdır. Bandura’ya göre her şeyi yaparak öğrenmek gerekmez, başkalarının davranışları gözlemlenerek de öğrenilebilir. Bu modelde çocuğun sosyalleşmesinde ebeveyn davranışları önemli belirleyicidir. Ebeveynin çevresi ile kurduğu sosyal ilişkisinde sergilediği davranış biçimi, tavır ve söylemleri çocuğun kendi çevresi ile kurduğu ilişkilerinde belirleyici role sahip olacaktır. Çocuklar için ilk ve en önemli modelin anne olduğu düşünüldüğünde, annenin çocuk yetiştirme tutum ve davranışlarının ne kadar önemli olduğu anlaşılmaktadır. Örneğin, anne ve babasının her ay yoksullara gönüllü yemek bağışında bulunduğunu gören bir 4 çocuk, anne ve babası kendisine böyle bir kuraldan hiç bahsetmemiş bile olsa, “başkasına yardım etmenin” önemine dair bir mesaj çıkarabilir. Cömert olmayı eşyalarını paylaşan ya da bağışta bulunan insanları görerek öğrenir. Dolayısıyla çocuk model alma yoluyla tutumlar, değerler, problem çözme yolları hatta kendini değerlendirme standartları edinebilir.

Çocuğun sosyal yaşamında etkili olabilmesi için tanıma, yorum yapma ve sosyal durumlara uygun bir şekilde tepki vermek gibi sosyal becerileri öğrenmesi gerekir. Kendi gereksinimlerini ve beklentilerini başkalarının beklentileri ile nasıl bağdaştıracağına karar verebilmelidir ( Kansu ve Beceren, 2004 ). Sosyal becerilerdeki yetersizlik evde, okulda, oyunda, akran ilişkilerinde yaşamın her aşamasını etkileyecektir. Sosyal beceriler kazanıldığında çocuk sosyal ve duygusal durumunu rahatlıkla ifade edebilecektir. Sosyal ilişkilerini sağlıklı bir şekilde düzenleyip, günlük yaşamda karşılaşılan problemleri çözebilecektir.

Sosyal beceriler çocuğun, büyüme ve gelişme sürecindeki durumlara kolaylıkla adapte olma, kendini tanıma, düşünmeden hareket etmeme, işbirliği içinde çalışma ve empati kurabilme gibi konularda başarılı olmasını sağlayacaktır (Elias ve diğ., 1997)ilir.

Vaugh ve arkadaşları (1988), 3-7 yaş arasındaki çocukların kişilik gelişimleri ile ebeveyn tutumları arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla başlattığı çalışmayı, çocuklar ergenlik çağına geldiğinde devam ettirmiş, çocukların kişilik gelişmelerine ilişkin veriler değerlendirilmiştir. Sonuçta erken çocukluk dönemlerinde ailedeki sosyalleşme deneyimlerinin çocukların psikolojik gelişimleri için önemli olduğunu belirlemişlerdir. Eisenberg ve Mussen (1989), okulöncesi dönemdeki çocuklarla yaptıkları çalışmada ebeveyn stilleri ile çocukların olumlu sosyal davranışları arasındaki ilişkiyi ortaya koymuşlardır. Bu çalışmada, demokratik ebeveyn stiline sahip olan ebeveynlerin çocuklarının diğer çocuklara göre daha çok sorumluluk aldıkları ve olumlu sosyal davranışları daha çok gösterdikleri, izin verici ebeveyn stiline sahip olan ebeveynlerin çocuklarının ise daha az olumlu sosyal davranış sergiledikleri gözlenmiştir. Ketstsiz, Ryan ve Adams (1998), çalışmalarında anne-baba tarafından baskı yapılan çocukların benlik saygısının daha düşük olduğu ve bu çocukların daha kaygılı ve okulda daha başarısız olduklarını bulmuşlardır.

Çocukların sosyal beceri gelişiminde, yapılan çalışmaların bir çoğu göstermektedir ki ebeveyn tutumları birinci derecede etkilidir. Ebeveyn tutumları çocuğun çevresiyle iletişiminde, kurduğu ilişki biçiminde ve bu ilişkiyi sürdürmesinde çok önemlidir. Bu açıdan çocuklar bir ayna rolü üstlenmektedir.

Kağıtçıbaşı (1982), çocuğun değeri adlı araştırmasında çocuğun ekonomik değerinden bahsetmektedir. Kız ve erkek çocuklardan farklı beklentiler, değişik cinsiyet rolleri sosyalleşmesine yol açmaktadır. Erkek çocuk anne ve babanın yaşlılık güvencesi olarak görülmektedir. Erkek çocuktan daha çok şey beklendiği için, ona daha çok değer verilir, üstüne daha çok düşülür. Erkek çocuğa atfedilen bu yük, erkek çocuğun bağımsızlaşmasını güçleştirecektir. Kız çocukları ise, erkeklerden daha farklı bir sosyalleşme sürecinden geçerler, baskı ve kontrol altındadırlar. Yaşanılan yörenin gelişmişlik düzeyi, aile geliri ve eğitim düzeyi, özellikle kadının eğitim düzeyi yükseldikçe, kırdan kente hareketlilik arttıkça ve ailede mevcut çocuk sayısı azaldıkça çocuk ekonomik değerini kaybetmektedir (Kağıtçıbaşı,1994). Aynı gelişmeler, çocuğun psikolojik değerini arttırmaktadır. Böylece geleneksel yapı içerisinde, çocuk sağladığı maddi yarar bakımından değer taşırken gelişim süreci ile birlikte çocuğun psikolojik değeri artmaktadır. Çocuğun Değeri araştırması yakın geçmişte Türkiye’de üç kuşağı kapsayacak şekilde tekrarlanmış (Kağıtçıbaşı ve Ataca, 2005), kırsal ve şehirde yaşayan düşük sosyo-ekonomik düzeydeki annelerin, üst sosyo-ekonomik düzeydeki annelere kıyasla çocuklarda bağımsızlık ve kendine güven gibi özellikleri pek önemli görmedikleri bulunmuştur.

Değişen ve gelişen dünyada çocukların kendilerini ifade edebilmesi ve ifade ediş şekli son derece önem kazanmıştır. Yetişkin yaşamında, bireyin diğerleriyle kurduğu iletişim ve bu iletişim şeklinin sürdürülebilirliği, kendini ifade edebilmesi tüm yaşamını etkilemektedir. Sosyal becerilerdeki yetersizlik kişinin diğerleri tarafından anlaşılamamasına ve yalnızlaşmasına neden olabilmektedir.

KAYNAKÇA

Elias, M.J.; Zins, J.E.; Weisberg, R.G.; Frey, K.S.; Greenberg,M.T.; Haynes,N.M.;Kessler,R.;Schwab-Stone, M.E. and Shrıver,T.P. (1997). PromotingSocial and Emotional Learning;Guidelinesfor Educators. Printed United States.

Eisenberg, N. & Mussen, P. (1989). The roots of prosocial behavior in children. Cambridge: Cambridge University Press.

Kağıtçıbaşı,Ç(1982). Çocuğun Değeri:Türkiye’de Değerler ve Doğurganlık.İstanbul:Boğaziçi Üniversitesi

Kağıtçıbaşı, Ç ve Ataca, B. (2005). Value of children and familychange: A 3- decade portrait from Turkey. Applied Psychology:An International Review, 54, 317-337.

Kansu, N.,ve Beceren, E. ( 2004 ). Erken Çocukluk Döneminde Sosyal Beceriler. Çoluk Çocuk Dergisi, 40 (10-11).

Ketstsız, M., Ryan, B.A. & Adams, G.R. (1998). Family processes, parentchildinteractions, and child characteristics influencing schoolbased socialadjustment. Journal of Marriage and the Family, 60: 374- 387.

Vaughn, B. E., J. H. Block and J. Block.(1988). Parental agreement on Child RearingDuring Early Childhood and the Psyshological Characteristics of Adolescents .Child Development, 59, 1029-1033.

Spread the love
yayınlanan
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir