Çocuklarda Nasıl Olumlu Davranış Geliştirebiliriz?

Birçok ebeveynin çocukları ile ilgili geleceğe yönelik hayalleri, planlamaları olduğunu söyleyebiliriz. Bu hayallerin ve dileklerin başında muhtemelen çocuklarının “iyi birer insan olmaları” geliyor. Bunun anlamı hepimizin için farklı olabilir.
İyi insan olmak nedir peki..?
Bana göre ya da size göre diye değişen bir kavram mıdır? Ya da yaşanılan kültüre göre farklılık gösterir mi? İyi insan olmak, “ortak insani, evrensel değerlerde buluşabilmektir” diyebiliriz. Bu ortak insani değerleri; dürüst olmak, insanları ve hayvanları  tüm canlıları sevmek, yalan söylememek, hakkaniyetli olmak, saygılı olmak, öfkesini kontrol edebilmek, yaşam hakkına saygı duymak şeklinde sıralayabilir ve birçok eklemede de bulunabiliriz.
Bu makalede özellikle çocuklarımızda olumlu davranışı nasıl geliştirebiliriz kavramı üzerinde durmak istiyorum…
Davranış değişikliği oldukça zor bir durumdur. O güne kadar otomatikleşmiş tavrın dışına çıkılması demektir. Bu değişiklik, gayret edilmesi, kararlı davranılması ve sabır gerektiren bir durumdur. Ben çocuğumun saldırgan davranışlarını değiştirmesini istiyorum, yalan söylemesini istemiyorum ya da bana karşı saygılı olmasını istiyorum şeklinde ifade etmemiz kadar kolay değildir. Ebeveynlerin çocukları ile birlikte belki  kendilerinin de davranış değişikliğine gitmeleri gerekecektir. Unutmamalıyız ki çocuklar doğuştan getirdiklerinin yanında bir çok şeyi sosyal çevrelerini gözlemleyerek öğrenirler. Bu sebeple ebeveynler olarak çocuklarımızın değiştirmesini istediğimiz davranışların oluşumunda bizim katkımız nedir acaba? Ebeveynler olarak bu soruyu kendimize sormakla devam edebiliriz. Çocuğum arkadaşlarına karşı çok öfkeli, onlarla baş edemediğin de  şiddete başvuruyor diyen bir ebeveynseniz… Size şunu öneriyorum; kendi hayatınızda, eşinizle olan ilişkinizde, iş yerinizde, arkadaşlarınızla olan ilişkinizde öfke ne kadar hakim? Öfke patlamaları yaşıyor musunuz? Buradaki amaç ebeveynleri suçlamak, her olumsuzluğun nedeni olarak onları sorumlu göstermek değildir… Çocuğun en yakın çevresini ebeveynleri oluşturmaktadır. Bu amaçla bu soruları öncelikli ebeveynler kendilerine sormalı, daha sonra halka genişletilmelidir…
 Ebeveynler çocuklarının davranışları üzerinde birinci modeldir. Çocuklar başkalarının davranışlarını ve bunların sonuçlarını gözlemleyerek, taklit yoluyla öğrenirler. Gözlem ve taklit yoluyla öğrenme çalışmaları, çocukların güçlü ve sıcak kişileri taklit ettiklerini, anne-babaları ailede güçlü olarak gördükleri için çocukların onları taklit ederek benzer davranışlar geliştirdiklerini ortaya koymuştur (Holden, 1997).
Literatürde olumsuz ebeveyn tutumları ile ilgili yapılan birçok çalışma bulunmaktadır. Otoriter ebeveyn tutumu ile yetişen çocukların iletişim becerilerinin çok düşük olduğunu ve ailelerinden çok az sıcaklık gördükleri görülmüştür. Katı disipline maruz kalan uysal çocuklar da zaman içersinde, özellikle ergenlik döneminde, asi davranışlar gösterebilmektedirler. Yapılan çalışmalar, genellikle demokratik tutumu benimseyen ebeveynlerin zihinsel ve sosyal yönden daha yeterli, kendini iyi ifade edebilen, özgüveni yüksek, öz kontrolü gelişmiş, arkadaş canlısı kendi kararlarını verebilen ve akademik yönden daha başarılı olan çocuklar yetiştirdiğini ortaya koymuştur. İzin verici ebeveynlerin çocuklarına sınırsız özgürlük tanıdıkları, çocuklarının üzerindeki davranışsal ve psikolojik kontrollerinin oldukça düşük düzeyde olduğu, çocuklarının ihtiyaçlarına duyarlı olmadıkları görülmüştür. Bu durumun, bu çocuklarda sosyal yetersizlikleri, akranlarıyla negatif ilişkileri, saldırgan davranışları beraberinde getirdiği görülmektedir. Literatürdeki bir çok çalışma bize çocukların mevcut davranışlarının oluşumunda ebeveynlerin ne kadar etkili olduğunu göstermektedir. Her zaman ifade ettiğim gibi işlevselliğini yitirmiş düşünce ve davranışlarda değişim gösterirsek yaşamımızda birçok şey değişir. Hayatımız da bir şeylerin değişmesini istiyorsak değişime kendimizden başlamalıyız.
Bu makale çocuğun gelişiminde sorumluluğu tamamıyla ebeveynlere yüklemek için yazılmamıştır. Fakat unutmamak gerekir ki özellikle okul öncesi ve ilkokul dönemi çocukların davranış kalıplarının gelişimi için çok önemli bir dönemdir. Çocuklar bu dönemleri çoğunlukla kendisine bakım veren kişi ile (bizim ülkemiz de bu genellikle ebeveynler olmaktadır, çalışan anneler için bakıcı) geçirmektedir. Çocuğa bakım veren kişinin çocuğun davranışları üzerindeki birincil etkisi yadsınamaz..
Ebeveyn tutum ve davranışları, bebeğin dünyaya gözlerini açtığı andan yetişkin yaşama kadar kurduğu ilişkilerinde ve hayata bakışında önemli bir temel ve model oluşturmaktadır.

Spread the love
yayınlanan
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir